Orta Doğu’da ABD-İsrail ile İran arasında süren savaş, küresel enerji piyasalarında tarihi bir kırılmaya yol açtı. Fiziksel petrol arzında yaşanan sert daralma, fiyatları rekor seviyelere taşırken, Dubai ham petrolü 166,80 dolara ulaşarak tarihi zirvesini gördü ve 170 dolar eşiğine dayandı.
Fiziksel piyasada gerçek kriz
Piyasalardaki yükselişin en dikkat çekici yönü, artışın yalnızca beklentilere değil, doğrudan arz sıkışmasına dayanması. Özellikle spot (fiziksel teslimatlı) piyasada rafineriler, kargo bulmakta zorlandığı için çok daha yüksek fiyatları kabul etmek zorunda kalıyor.
Uzmanlara göre günde yaklaşık 12 milyon varillik arzın piyasadan çekilmesi, küresel petrol talebinin yaklaşık %12’sine denk geliyor. Bu durum, krizin boyutunu net şekilde ortaya koyuyor.
Krizin merkezinde Hürmüz Boğazı
Krizde en kritik rolü, dünya enerji ticaretinin kalbi olarak görülen Hürmüz Boğazı oynuyor. Küresel petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği bu hat, güvenlik riskleri nedeniyle ciddi şekilde aksadı.
Bölgedeki saldırılar yalnızca taşımayı değil, üretimi de etkiledi. Körfez ülkelerindeki bazı enerji tesislerinde üretim dururken, bazı noktalarda “mücbir sebep” ilan edildi.
Vadeli ve spot piyasa ayrıştı
Dikkat çeken bir diğer gelişme ise vadeli (futures) ve fiziksel piyasa arasındaki farkın açılması oldu. Vadeli işlemler 110 dolar seviyelerinde kalırken, spot piyasada fiyatlar çok daha yüksek seviyelere çıktı.
Bu ayrışma, piyasada yaşanan stresin en güçlü göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Müdahaleler yetersiz kaldı
Uluslararası Enerji Ajansı’nın 400 milyon varil, ABD’nin ise 170 milyon varil rezerv açmasına rağmen kriz tam anlamıyla kontrol altına alınamadı.
Çünkü sorun sadece petrol miktarı değil; doğru petrolün doğru zamanda ve güvenli şekilde taşınamaması.
Küresel ekonomi için risk büyüyor
Enerji fiyatlarındaki yükseliş, başta Avrupa ve Asya olmak üzere ithalata bağımlı ekonomilerde yeni bir enflasyon dalgası riski yaratıyor.
Analistlere göre Türkiye, Almanya, Japonya ve Hindistan gibi ülkeler bu şoktan daha fazla etkilenebilir. Aynı zamanda piyasalarda faiz artışı beklentileri yeniden güç kazanıyor.
Kritik soru: Kriz ne kadar sürecek?
Uzmanlar, sürecin yönünü belirleyecek ana faktörün Hürmüz Boğazı’ndaki akışın ne zaman normale döneceği olduğunu vurguluyor.
Eğer sevkiyat yeniden hızlanmazsa, petrol fiyatlarının daha da yükselmesi ve küresel ekonomik baskının artması kaçınılmaz olabilir.























