ABD, İsrail ve İran arasında devam eden çatışmalar 18’inci gününde de şiddetini korurken, taraflardan gelen açıklamalar bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdı. Son olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yaptığı açıklamalar uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Netanyahu: “Laricani’yi ortadan kaldırdık”
Netanyahu, yayımladığı video mesajda İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin hedef alındığını ve öldürüldüğünü öne sürdü. Açıklamasında sert ifadeler kullanan Netanyahu, İran yönetimini hedef alarak operasyonların sürdüğünü belirtti.
İran’dan net yalanlama
İsrail cephesinden gelen bu iddialara İran’dan hızlı yanıt geldi. İranlı yetkililer, Ali Laricani’nin hayatını kaybettiği yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirterek iddiayı kesin bir dille reddetti.
“İran’da ayaklanma istiyoruz” mesajı
Netanyahu’nun açıklamalarında en dikkat çeken bölüm ise İran halkına yönelik çağrısı oldu. İsrail Başbakanı, “Zafere çok yakınız” ifadelerini kullanarak İran’da rejime karşı bir ayaklanma beklediklerini dile getirdi.
Bu süreçte İran halkının mevcut yönetimi devirmesinin kolay olmayacağını ifade eden Netanyahu, ancak devam eden operasyonların halkın kendi kaderini belirlemesine zemin hazırlayabileceğini savundu.
Bölgedeki gerilim sürüyor
Orta Doğu’da karşılıklı saldırıların devam etmesi, küresel güvenlik ve enerji piyasaları açısından riskleri artırıyor. Taraflardan gelen çelişkili açıklamalar, bilgi akışında belirsizlik oluştururken, gelişmeler dünya genelinde yakından takip ediliyor.
Ali Laricani kimdir?
İran siyasetinde önemli bir figür olarak öne çıkan Ali Laricani, uzun yıllar devletin üst kademelerinde görev yaptı. Geçmişte meclis başkanlığı ve bakanlık gibi kritik pozisyonlarda bulunan Laricani, ülkenin en etkili isimlerinden biri olarak biliniyor.
1958 yılında Irak’ta doğan Laricani, Devrim Muhafızları’nda görev aldıktan sonra akademik alana yönelerek özellikle felsefe üzerine çalışmalar yaptı. Tahran Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamlayan Laricani’nin, İran’ın dini ve siyasi yapısında güçlü bir aileye mensup olduğu ifade ediliyor.























